Wednesday, 25 May 2011

NEDEN?

Yaşıtımız olmayıp annemizin falan arkadaşı olan insanlar fotoğraflara yorum yaparken:

*Büyük harfli yazarlar?
*Alakasız bir fotoğrafa alakasız her şeyi yazarlar?
*57824965 tane nokta koyarlar?
*Gülümseyen yüzleri 678 tane dudağı var gibi uzatırlar ":)))))))"
*Neden gözlerimizden öperler?
*Neden ne kadar çok büyüdüğümüzü her fotoğrafta belirtme ihtiyacı duyarlar?
*Neden annemize facebookdan selam söylerler?
*Neden..Neden yorum yaparlar?

BUNUN CEVABINI BEN DE BULAMADIM..........
HEPINIZI GOZLERINDEN OPUYORUMMMMM.....
IYI GUNLER....
SELAM SOYLEYIN HERKESE.....
::)))))))))))))))

Bridget Fever

Kaş'tayken, 8749390453 kere babamın uyarmasına rağmen annemle güneşlenip domates gibi oluyorken, Uğultulu Tepeler'i okuduktan sonra, Bridget Jones: The Edge Of Reason'ı okudum. 422 sayfa. 2 gün. Bayıldım. O yüzden hafta sonu gidip bir günlük alıcam! Acaba bu sefer kaç gün sürücek... 5? 10?.. Eheh görücez.

Monday, 16 May 2011

Ay tutulması, boyun tutulması?

Evinizde Minalar! Karşınızda televizyonda çocuklar! Boyunlarını döndürüyorlar, hareket ettiriyorlar. Mina sormaz mı? Anne neden boynum hareket etmiyor, neden tutuluyor?

Şu an boynum muhteşem bir biçimde dönmüyor. Bana "miinaa" diye sağ tarafımdan seslenirseniz bütün vücudumu döndürmem gerekir. Yani seslenmeyin. Öptümck.

Sunday, 15 May 2011

biliyormusunuz?

Ben aşırı makyaj yapıp topuklular giyip, 10 yıl daha sonra hareket edeceğim gibi hareket edip asil asil yemek yemektense; gözlüğüm kafamda loş ışıkta klasik bir kitap okumayı ya da tavuk parçalarını istediğim gibi yemeyi tercih ederim. Bir gün büyüyeceksiniz, neden erken büyümeye çalışıyorsunuz ki?

Thursday, 12 May 2011

Akarca Gezisi

Hani ben size çok şeker olan sarışın mavi gözlü kızdan bahsetmiştim ya? O benim telefon numaramı almıştı. Az önce aradı. Bana "mina ablaa" dedi. "Hala arabadamısınız, aa değilmisiniz, ben uzak zannettim" dedi. Ben onu çok sevdim. Ve daha çok görmek istiyorum. Seni seviyorum Irmak.

mina abla

Akarca Gezisi

Biz bugün 17 Ağustos 1999 da olan deprem sonrası okulumuzun yaptırdığı kardeş okulumuz olan Akarca Türk - Fransız Kardeşlik İlköğretim Okulu'na geziye gittik. Her yıl hazırlıklar gidiyormuş. Belki siz "aman ders yok zaten evde uyurum daha iyi" diyorsunuz ama onlar için bizim oraya gitmemiz çok büyü bir şey. Bütün bir yıl onu bekliyorlar. Biz oraya gittiğimiz andan itibaren sanki bizi 5 yıldır tanıyorlarmış gibiydiler. Onlarla birlikte sınıflarını gezdik. Defterlerine baktık. Klüp odalarını gördük. Minik kütüphanelerine girdik. Elimde fotoğraf makinasıyla dolaşırken "abla beni çek beni çek!" diyorlardı. Onları unutmamamızı istiyorlardı. Onlar cidden dünya tatlısıydılar. Ben Irmak, Tuğçe, Sümeyra, Ece ve Ayşegül diye 3A sınıfına giden bir gruplaydım. Otobüse bindikten sonra bana "Mina abla gitme geri gel" diyorlardı. Keşke. Gözlerim doldu. Onlar bize ne kadar değer veriyorlardı. Bende artık onlara çok değer veriyorum. Ama beni en çok üzen şey onlar bizi çok severken bazı kişilerin onları bir gün bile olsa mutlu etmek yerine bütün sabah uyuyup okula gelmediğidir. Ben kendi adıma geldiğim için çok mutlu oldum ve gidebilirsem tekrar gideceğim. Onlara da söz verdiğim gibi, onları unutmayacağım.

Tuesday, 10 May 2011

Eurovision ?! bö

Eurovision'a Yüksek Sadakat gidiyor. Nasıl bir grup onu bilmem, hiç ciddi ciddi dinlemedim. Ama bence abartmaya gerek yok çünkü zaten Eurovision o kadar da önemli değil. Öyle olsaydı zaten UK gibi muhteşem müzik grupları olan biyerden direk Muse, Coldplay; The Kooks falan çıkardı. Yani kısaca Eurovision'ı kimse takmıyo bizim ülkenin taktığı kadar. Nobody cares!

Thursday, 5 May 2011

SONUNDA!

HALLELUJAH! EVET YEAH!(3Tyi bileceksiniz!) SONUNDA! Son fransızca ortak sınavını olduk! Sınava girip çıkmaktan çikolatadan çıkmış çileğe döndüm! İyi de geçti sınav, öyle toprak altından çilek falan yürütmedim kendim yaptım!

Öhöhöm: Bu çilek muhabbeti ne mi? Parmaktan sonra bilgisayar ekranlarınızda fiyuvvv!