Tuesday, 30 August 2011

Merhaba ben Mina. Başka kim olabilirdim ki zaten? Uzuuuun bir süredir yazı yazmadığımı fark ettim ve canım yazı yazmak istedi. Gerçi şu an ne yazsam diye düşünüyorum ama aklıma konu gelmedi o yüzden ben kısaca size yaz tatilimden okuduğum kitaplardan falan bahsediyim. İlginizi çekmeyecekse okumayı bırakın. Şimdi ben ilk olarak haziranda Roma ya gittim. Gezdik falan. Vatikan'a gittik. Sonra Vatikan'da yürürken Papa'nın kutsal kaldırımlarına sıçan bir adam gördük falan. Garipti biraz. Sonra aylardır nasıl geçeceğini merak ettiğim 3 haftalık Fransa tatili-okulu geldi. Charles de Gaulle'de uçaktan indikten sonra aklıma dank etti: "oha lan başka ailede kalıcaz tanımıyorum nasıl olucak ya gariplerse..." diye kendi kendime heyecanlandım. Sonra otogarda Arthueueur(karısı ona böyle sesleniyordu) Amca'yla tanıştık sonra kızıyla falan. Küçük kız dışında hepsi cidden çok tatlı insanlardı. Ben o 3 hafta boyunca çok eğlendim. Tunus restoranında yediğim garip kebabtan sonra başımın dönmesi ve tansiyonumun düşmesi dışında. Arada Harry Potter'ın son filmi çıktı ve biz orada orjinal/fransızca alt yazılı olarak onu izledik. Ben sonra HP kitaplarını neden okumadım? diye kendime sordum ve 1,2,3'ü Fransadaki tavan arasındaki İngiliz bayraklı odamda okudum. Laser tag'e falan gittik. Selin'le paten kaydık. Tam olarak bir yıldır falan paten kaymıyordum ama 5 yılın deneyimi yine belliydi hehe. Arada bir havanın değişkenliğinden ıslandık sonra bateau- mouche gezisinde şemsiyem koptu. Paris'de sacre-coeur kilisesinin önündeki zirzop ve zibidiler (zenciler için kod adlarımız)den biri bana "OOOO beybi" diye bağırdı. Bütün gün bacaklarım titredi korkudan. Eveti biliyorum bazen boş şeylere korkarım, endişelenirim. Kurtarın! İşte sonra "the elder wand"u aldım.(Mugglelar için dipnot: The Elder Wand Deathly Hallows'dan biri. Dumbledore'un asası. Ya da kısaca Harry'nin son filmde kırdığı.) Sonra Rouen'daki Tunuslu kıro adamlar bize ses bombasımsı bir şey attılar. Emre "Allahım!!" diye bağırdı. Böylece güzel geçen Fransa'dan döndüm. 2 gün istanbul'daydım. Çamaşırlar yıkandı zart zurt ve sonra 6 aydır çok özlediğim geleceğin yıldızları ortamına, Çeşme'ye sörf kampına gittim. Oradada çok eğlendim. Sörf yaparken kayboldum. Gözlüğüm olmadığı için yolu bulamadım. Sonra bir şekilde buldum. Karşı kıyıdan dizime gelen yosunlarda boardumu çektim falan. Çok güzeldi herşey falan ama sonra bir gün başlayan karın ağrısı. Artan karın ağrısı. Sörf yapmayan Mina. Sonra geçti. Çok güzel bir kamptan döndük. Döndükten bir gün sonra karın ağrısı. Artan karın ağrısı. Sonra endoskopi yapıldı. Yağsız makarna ve yoğurtla beslendim falan. Bu yüzden dalış kursu yapamadım. Sonra Kaş'a geldim. Şu an Kaş'tayım. Yarın Damla Cinoğlu'cuğum geliyor. Sonra Meis adasına gidicez ve cumartesi tekrar İstanbul'a dönüyorum. Ve en önemlisi ödevlerim bitti. Kısaca ben böyle bir yaz tatili geçirdim.

Aslında başka bir şey yazıcaktım ama unuttum. O yüzden şimdilik bununla idare edin. Mujks.



1 comment:

  1. Anonymous24/8/12

    Hey there minot i'm your stalker babe. Ama bugünlük Damla Cinoğlu'nun gözlüğünün modelini söyler misin acaba?

    ReplyDelete