Tuesday, 4 June 2013

Gezi Parkı

Sosyal medyayı takip eden herkesin de bildiği gibi Gezi Parkı'nın yerine alışveriş merkezi yapılması çalışmalarına başlanması üzerine perşembe günü oturma eylemi başladı. İnsanlar 60'lardan bir kesit gibi değerlendirilebilecek adeta festival tadında anlar yaşıyorlardı. Sonra sanki o insanlar kamu malına zarar vermiş, ortalığı yıkmış gibi birden kaskları ve coplarıyla sayısı çok fazla olan polisler gelip TOMA'lardan su sıkarak, gaz bombasıyla müdahale ederek karışıklık çıkardı.

Bu arada, ben artık o araçlara TOBA demek istiyorum. Toplumsal olayları başlatma aracı.

Her ne kadar babam tarafından Taksim'e (iyiki de) salınmasam da, biz de hükümetin davranışlarını Bağdat Caddesi'nde protesto ettik. Gerek bayrakları havada "Kaç kişiyiz saysana!" diyerek sayarak, gerek de Mado'nun önünde "Mado noluyo götün başın oynuyo" diye Taksim'de kapılarını açmayışlarını eleştirerek biz de katılmış olduk.

Gerçekten farkında olmasa da Recep Tayyip Erdoğan cinsiyet, ırk, din, cinsel tercih, tuttuğu takım gözetilmeden bir halkı bir araya getirdi. O protestolardaki insanlar bir parti üyesi, bir ideolojinin uzantısı değil. O insanlar halk. Medyanın suskunluğuna, hükümetin vurdumduymazlığına karşı daha da alevlenen bu protestolar belki köklü bir değişim yaratmayacak olsa da; hala birlik, bütünlük ve değerlerine sahip çıkma yetilerimiz olduğu kanıtlandı ve kanıtlanıyor. Bazı insanların anlamadığı şey ise: bu olaylar artık sadece Gezi Parkı için değil. Gezi Parkı olayı sadece uzun süredir bastırılmış duyguların patlak vermesini sağladı. İyi de yaptı! Umarım bir şeyler değişene kadar bu protestolar insanlar zarar görmeden sürer. Çünkü bazı şeylerin gerçekten değişmesi gerekiyor.

Gezi'ye destek tam! Her yer Taksim, her yer DİRENİŞ!


Bu da çok güzel olmuş. Duman'ın eline/ağzına sağlık!
http://www.youtube.com/watch?v=JpvUSjaSeLg



#occupytaksim #direngeziparki #heryertaksimheryerdireniş




Mina

No comments:

Post a Comment