Friday, 28 June 2013

Je vois la vie en rose

Sarkilarin insanlari kovalamasi mumkun mudur bilmiyorum, ama benim umrumda degil. Onceleri dikkat etmemissem bile fransizca konusmaya basladigimdan beri "la vie en rose" beni birakmiyor. Nereye gitsem o ses, o huzunlu melodi. Dusuncelere daldigim onemsiz bir anda birden duyuyorum. Ne dusundugumun veya saatin onemi olmadan. Bir insani bir sarki nasil bu kadar etkiler diyebilirsiniz. Umrumda olmaz. Tam su an ben bu yaziyi yazarken asagidan Grace Jones versiyonunu caldilar. Gercekten inanilmaz. Sevdigim insanlarla bir yerdeyken calmasi bana adeta "Hayatin cok guzel Mina, degerini bil!" demek icin. Eger sizinleysem ve caliyorsa, bilin ki sizi seviyorum. Sanki dogdugum anda istek sarki vermisim gibi. Belki hayatimin sarkisidir. Belki de beni olene kadar takip edecektir. Ve yaslandigim zaman hayatimin gercekten de "la vie en rose" oldugunu anlamami saglayacaktir. O zamana kadar sanirim bu anlam veremedigim takibin tadini cikaracagim. Bu yaziyla buyunun bozulmamasi dilegiyle;

"I hear it when I'm sad,
And especially when I'm glad:
I hear la vie en rose."

No comments:

Post a Comment