Tuesday, 24 March 2015

demokrat parti ve tarım politikaları

Jacques Prévert'e yazılmış bir şarkı. Belki de yıllardan 1900. Elma çayı kokusu. Loş bir ışık. Açılması gereken kapalı kitaplar. Çalışılması gereken bir edebiyat sınavı. Çerçeve kenarında kurumuş çiçekler. Beni izleyen Frida. Güneş batımının turunculuğunu mürekkep yapabilsem çalışırdım sanırım. Turuncu rengini sevmem. An'ı yaşa derler hep. İşte öyle bir andayım. Odamın soğuğunu ısıtan rüyalarım ve dışarıda oltayla tutulmayı bekleyen bir Ay. Frida buraya gelip İkinci Yeni çalışsa, bende maymunlarla otursam haritamın kenarında. Etrafınızdakilerin sizi anlamadığını düşündüğünüzde açıklamayın. Kafanızı yukarı kaldırıp ona bakmaya devam edin. Başbakana mektup yazın da şehir ışıklarını kıssınlar biraz. Venüs de görünsün. Her gün kim önce ayı gördüğünü söylerse o gün ay onun olurmuş. Şu an saksafon sesleriyle uyumlu bir şekilde aya doğru duman üflesem tam film sahnesi olurdum, ne yazık ki sigara içmiyorum. Soğuk Savaş ve Demokrat parti mi, yoksa kısa şiirler ve mum kokusu mu. Gittikçe solan fotoğrafları kutuya kaldırmayın. Gülümseyen yüzler gittikçe karanlıklaşırken bırakın, yine de gülümsesin. Değeri azalsa da gülümsesin. Yine kedi seslerini hırsız sandığım bir geceden yazıyorum; karanlık olsa da gülümsesin. Bu gece ay'ı ben gördüm, o artık benim ayım.

No comments:

Post a Comment