Wednesday, 4 March 2015

j'accuse

Satie'nin albüm kapağında Paris Street, Rainy day var. Gustave Caillebotte ölmemiş olsa bana verir miydi o tabloyu acaba. Chicago'daymış gerçi. Başka da bir şey yok Chicago'da. Sanırım bundan sonra tablo olmaya karar verdim. Mutlu bir anımı bulurlarsa dondursunlar. Benim de arka planım Gare Saint-Lazare olsun. Yıl ise 1877. Haussmann binalarının önünde pek tabii macaron yiyebilirim eğer tablo için gerekli olan buysa. Emile Zola yine eleştirsin beni, moron yerine koysun tablodaki bakışımı ama "accuser" etmesin bu sefer gazete manşetlerinde. Ama tek şartım Erik Satie çalsın o tablonun sessizliğinde. Piyano tuşlarına dokunsun sessiz sakince. Sadece o tabloyu, benim tablomu, görmek için gelenler duysun o müziği. Müzeden çıktıktan sonra bile o soğuk Paris akşamında kulaklarında 3 Gymnopedies çalsın. Düşünsünler, siyah beyaz bir makinadan nasıl çıkıyor bu sesler. Sonra birisinin yaptığı espiriye gülerken birden unutuversinler tablomu. Ilık bir pazar akşamı hafif rüzgar kapı aralığından girerken düşünsünler o asla anlam veremedikleri melodiyi, bende bitiririm bu sırada macaronumu.

No comments:

Post a Comment