Sunday, 8 March 2015

monolog

Anlamadığım çok şey var. Neden kahve uyanık tutar? Neden hep en güzel şeyler yasak olanlardır? Neden klon değilim? Hiç olamadım aslında. 96-girl-default dosyasını yükleyemediler bana asla. Türkçe pop kısmını kaçırmışım. Yanlış yüzyılda yanlış topluma doğduğumu düşündüm hep. Fransız ihtilali zamanı doğsaydım da bende Versailles'a yürüseydim. İstanbul'un göbeğinde high tea. Ailecek olmamışız biz. Yanlışlıkla olmuşuz. Hazırlık yapılırken içilen kahve gibi. Mesela su kayağı çok saçma eğer Musa değilsen. Hayır bir kere deneyip yapamamamla alakası da yok.

Hepiniz boş konuşuyorsunuz.

Evet o elbise mavi siyah. Evet balıkla beyaz şarap içilir. Bazen her şeyi görmek için bütün perdeleri açmak gerekir. Haftalardır benden saklanan ayı sol perdemde buldum. Hem içeride çalan Queen'i hem de odamda çalan Orange Sky'ı sevemez miyim? 70 lerde bütün erkeklerin sesi inceymiş.

Hayır statülerden oluşmuyoruz. İster bir şeyin modelinde president ol ister su balesi şampiyonu, asla onlar ile "var" olmuyorsun.  İnsanlar sevdiği şeylerle varolmalı, geldiği yerlerle değil. Ama asla bu sevdikleri şeyler onlara karşı kullanılmamalı. Mesela Mina kim? dendiği zaman eğer şu lise hayatım boyunca yaptığım bikaç şeyle anılırsam yazıklar olsun bana. Ne kadar çoğu kişi anlamasa da hırstan ve pozisyondan önce kişilik gelir. Popülarite ise sadece bir kelime. Ne düşündüğünü ve gerçekten kim olduğunu ifade edemezken ne işe yarar tonla arkadaş?

Öyle bir noktaya gelirsin ki, önemli olan gittiğin yerler, yediğin şeyler değildir. Asıl önemli şey olduğun insanı ifade etmektir.

Cozy Evening playlistini gündüz dinleyince umarım bana kızmazlar.

Patatesin üstüne ketçap sıkmayın. Mina kim ki?

No comments:

Post a Comment